İmâm-ı Âzâm & Rey ve Hadis Ehli Hk. 1

Tarih boyu Müslümanlar ikiye ayrılmış,bir kısmı hadis kurana eşittir, Allah tarafından korunur, sorgulanamaz derken bir kısmıda; hadis denilen rivayetlerinde usülleri bakımından  sorgulanır, rivayetlerin ravi ile mervi durumları hakkında yeterli kanıt yok ise, sahih yada hasen şartlarına uymuyorsa hadis olarak kabul edilemez ancak rey edilir şeklindeki  görüşlerle birbirlerine karşı kalemle, güçle, sözle  her türlü mücadeleyi vermişlerdir. İlk guruba hadis ehli, ikinci grubada rey ehli  (akılla içtihat) denilegelmiştir. Örneğin Ahmed Hanbel hadis ehlidir, imam azam ise rey ehlidir. Ahmed hanbel derki: zayıf hadis reyden hayırlıdır.(İmam Şarani Müzanül Kübra tercümesi s.104,el leknevi -el ecvibetül fadıle s.46) Zayıf hadis Ebu Hanifenin reyinden hayırlıdır (Ahmed Hanbel Mesail s.438,Bağdadi t.bağdad 13:448) İmam Ahmed-in, Müsned adlı eserinde niye zayıf hadislere yer verip sıhhati hakkında yer vermediği kendisine sorulunca,”olurki başka bi kanaldan sahih olarak rivayet edilmişse sünneti terk etmiş olmaktan korkarım” dediği söylenir.(Muhammed gazali nebevi sünnet s.303)
Daha önce Süfyan Sevri ile başlayan, İbni Mübarekle devam eden bu zayıf hadis meselesini kaynak kabul etmek, Ahmed B.Hanbelle zirveye çıkmış ve sonrasındada hızını kesmeden devam etmiştir. Buna karşın Birçok alimde bunu kabul etmemiş, mesela  İbni Abdusselam hadis alimlerinin zayıf hadisleri nasıl olurda almayı caiz gördükleri sorusuna yer vererek şöyle der:”bu mesele problemlidir zayıf hadislerin kitaplara alınabileceği icması yoktur meşhur hadis alimleri bunu bildikleri halde kitaplarında belirtmezler” (İzz bin Abdisselam Kavaidül Ahkam s.249) Ebu Hanîfe Numân bin Sabit’te  ibni Abdisselamla aynı görüşte olan rey ehli imamıdır. Ebu Hanife, küfe rey okulu mensubu,hz Ali, Hz ibni Mesud ve Hammad gibi rey ehli müçtehidlerin çizgisinden gelir. Zayıf yada  kurana uymayan hadisleri almaz, çok eler sık dokur,en ufak şüphede hadisi almaz, rey ederdi (içtihat)
İmam azam kendi zamanında ve kendinden sonra tüm hadis uleması tarafından hadis düşmanı, sünnet düşmanı, akılcı sapık, mürcie gibi hakaret ve saldırılara maruz kalmıştır. Tabii onun gibi rey ehli tüm ulema onun gibi bu saldırılara maruz kalmıştır.

Sufyan b.uyeyne , sufyan es sevriye “heralde seni fetva vermeye,bu işe ehil olmayan birisinin durmadan fetva vermesi sevk etti şeklindeki sözüne Ahmed hanbel ehil olmayan kişiden kastın ebu Hanife olduğu açıklamasını getirir.(Ahmed b.hanbel ,İlel,1:358(2365)ankara-1963) Ahmed hanbel ebu Hanife aleyhine kabullenerek şu sözleri rivayet etmiştir:
Hammad b. seleme dedi:Ebu Hanife kendine gelen sünnetleri kendi görüşüyle reddeden biridir (Ahmed hanbel ,ilel ,2:545(3586),68,246
Şefik b. Abdullah dediki:Küfenin her tarafının merkeple dolması,orada ebu hanifenin görüşünde birinin olmasından hayırlıdır.(İlel,2:69(428-432) )
Kitabuz zuafa eserinde İmam azamı zayıf ravi olarak sayan güvenilmez olarak gören Buhari et Tarihul kebir adlı eserinde ise imam azamın mürcie olduğunu söyler (Buhari,et tarihul kebir,8:81(2253) )Yine Buhari binbir zevkle Ebu Hanife ölünce Süfyan es sevrinin “Müslümanları bu adamdan kurtaran Allaha şükürler olsun “dediğini aktarır.(Buhari,et tarihus sağır,2:43)
Buharinin ebu hanifeye muhalefeti Hilmi Merttürkmenin buharinin ebu hanifeye itirazları ve aralarındaki ihtilaflar adlı doktora tezine konu oldu
Razi ise ebu Hanife ve imam muhammedin hadis düşmanı olduğunu,cehmiyye mezhebinden olduğunu,diğer talebesi imam yusufun ise cehmiyyeye meyilli olduğunu yazar.(Ebu zura er Razi,Kitabud duafa,3:570)
Rey ehline ağır saldırıda bulunan ibni kuteybede rey ehlinin uydurma dediği hadisleri savunma amacıyla “Tevil-i muhtelifil hadis” adlı eseri yazmıştır.Bu eser H.Kırbaşoğlu tarafından türkçeleştirilmiştir.

Nesai’de İmam Azam’ı itibasızlaştırmak adına Onu hadis bilmemekle, güvenilmezlikle suçlar, hafızasının  zayıf olduğunu söyler.(bknz Nesai,el mecmuu fid duafa vel metrukin)
Hadis alimi Ukayli, İmam azam ve arkadaşları için şunu der:”Bu grup,hadisleri hafife alıyor,hadisle amel etmiyor,olmayan şeyleri ekleyerek rivayetleri değiştiriyorlar.”(Ukayli,Kitabuz zuafail kebir 1:24,4:268-285)
Hadis alimi ibni Hibbanda diğerleri gibi imam azamı ağır eleştirmiş,itham etmiş,hakaret etmiş,Ebu hanifeye yönelik ithamlarını et tenbih alet temvih el mecruhın adlı eserlerinde biraraya toplamıştır.
Ünlü Hanbeli alimi ibni ebu davud,  imam azamı ve rey taraftarlarını bidatçılar olarak sayar.(İbni AbdilberrCami 2:135)
Mürcieyi 12 ye ayıran imam Eşari, imam azamı ehli sünnet dışı 9. grup mürcie olarak sayar(Eşari,Makalat,s.138)
İmam azam ve diğer rey ehlide tarih boyu hadis ehline karşı sağlam cevaplar vermiş, asıl onların bidatçi olduğunu söylemiştir. Örneğin yine bu ithamlara karşı bir sözünde şöyle der:”Bize birde mürcie iddiasında bulunuyolar! Hakkı söyleyen,bidatçıların kendisini mürcie diye yaftaladıkları bizim sünnet üzere olan topluluğun bunda ne günahı bulunabilir? Bizim topluluğumuz,ancak adalet ve sünnet üzeredir. Bu mürcie yakıştırmasıda onların kinlerine yenik düşmelerindendir” (Ebu hanifenin Osman el bettiye yazdığı mektup (İslamın inanç esaslarının içinde),s.84)
Bugünde hadislerin elenmeyip tümden kabul edilmesi gerektiğini,bunları kabul etmeyenlerin ehli sünnet düşmanı,hadis düşmanı vs olduğunu iddia eden hadis ehli kesimler vardır,yine bugünde rey ehli , usule yada kurana uymayan hadisi almayıp içtihat eden alimler, ilim adamları vardır.Bu iki çizgi muhtemeldirki kıyamete kadar devam edecektir.

Şimdide İmam Azam Ebu Hanifenin katledilmesinin ardından bu imamların yazıp söylediklerine bakalım;

Ölüm fetvasını verenler İbni Ebi Leyla, iki Süfyan diye bilinen Süfyan-ı Sevri, Süfyan b. Üyeyne .Ölüm fermanını imzalayan kişide İmam Yuhmid el-Evzâîdir

Ebu Cafer Mansur: “Küfre düştü, imana davet edildi, tevbe edip dönmediği için öldürüldü” (bu iddia İmam Azam’a büyük iftiradır)

Buhari ve Müslime göre İmam-ı Azam, yalancıdır, metruktür, sapık, mürcie, Mecusi, deccal, kafirdir. (estağfirullah)

Aşağıda okuyacağınız sözler  Buharinin Ebu Hanife hakkındaki söylemleridir.

  • Güvenilmez Adam.” (Tarihul Kebir c. 8 s.81)
  • Sapık Mürcie Mezhebinin Mensubu.” (Tarihul Evsat c.2 s.93)
  • Küfründen dönmesi için iki defa tövbeye çağrılan adam.” (Kitabuz Zuafa s.132)

İmam Malik’in Ebu Hanife hakkındaki söylemleri:

  •  “İslam bünyesinde doğan en şerir varlıktır. Bu ümmete, fikirleri yerine kılıçla vursaydı daha iyi olurdu.” (El İntika s.150)
  •  “Dine hile kattı, İblisten daha zararlıdır
  • Benim için Ebu Hanife’nin sözüyle hayvan pisliği arasında hiçbir fark yoktur.” (Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad.13/411)

Ehl-i Sunnet için meşhur olan, ünlü Muhaddis, alim ve Fakih, Süfyan bin Uyeyne, Ebu Hanifenin Ölüm haberi kendisine gelince, kendisi İmam Buhariden geri kalmayarak şöyle demiştir:

  • “Allah ona lanet etsin! İslam’ın can damarlarını, bir, bir kopardı. Müslümanlar arasında ondan daha şerir biri doğmamıştır.” (İbni Abdulbirr, El İntika s.149-150)
  • İbnül Carud Ebu Hanife için: “Müslüman olup olmadığı tartışmalıdır.” (El İntika s.150)
  • İmam-ı Şafii: Ebu Hanife için,”İstihsan üzerinden kendini Allah yerine koyan kişidir” 
  • Ahmed b. Hanbel Ebu Hanife için: “kendisinden hiçbir şey nakledilmez”
  • İbni Ebi Şeybe: İmam-ı Azam “Yahudidir” diyor.
  • Şerif b. Abdullah Ebu Hanife için: “Küfre düşen kafir”
  • Ukayli Ebu Hanife için: “Sahtekar, yalancı”
  • Sufyan es-Sevri Ebu Hanife için; “Zındıklığından dönmesi için iki kez kafirliğinden dönmesi içinse defalarca tövbeye çağrıldı.”(Hatib el-Bağdadi 13/382-383)
  • Malik b.Enes : “Ebu Hanife az kalsın dini yıkacaktı” (Ahmed b.Hanbel Kitabu’l-İlel.II/69/428-32)
  • Ebu Davud Süleyman es-Sicistani şöyle diyor: “İmam Malik Şafii ve İbn Hanbel Ebu Hanifenin dalalet içinde olduğunda ittifak etmişlerdir.“(Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad 13/383-384)

“Sizin bu rivayet ettikleriniz herzedir, Allahın Resulüne iftira etmeyin!” sözü o kadar ağırlarına gitmişki  öfkelerinden nasılda çirkefleşmişler. Bu kişiler  Hazreti Olunca Allah taksiratlarını affetsin diyede dua edilmiyor Allah şefaatine nail eylesin deniyor böylece bu Hazretlere bir Müslümanın duasıda nasip olmuyor mesela Allahın Peygamberimize: “senin ve müminlerin günahını affetmesi için dua et” emri bu zevata nasip olmuyor. burda düşünmeye değer bir hikmet olsa gerektir.Çünkü onlara göre bu hazretlerin günahı yok ki onlara af dilenilsin.  Bakınız! Allah Teala, Adem as için Allaha asi oldu,, Musa as için adam öldürdü, Davud as için tevbe edilecek iş işledi, Yunus as için, görevden kaçan köle tabirini Allah kullanıyor, Peygamberimize, günahlarına tevbe et diyor, Bu indirdiğim Kurana azıcık bir ilave yaparsan seni yakalar, şah damarını koparırım, buna da hiçbiriniz mani olamaz” diyor. (Hakka 44-47)  Allah c.c. kulları için kusursuz değilsiniz derken bu imam efendi hazretler kusursuz oluyor! Heleki tarikat şeyhlerine bir kusur bulun erkekseniz! Peygamberimizin Kur’ana muhalif söz etmeyeceğini savunan ve buna ayeti kerimeyi delil gösteren İmam Azam’a söylenen hadsiz sözleri, ona yapılan ithamları ve onu nihai anlamda nasıl katlettikleri ortadadır. Hem ehli kıble tekfir edilemez derler, hem de kendinden olmayanı rahatlıkla kâfir ilan ederler.

Tıpkı eskiler gibi sizlerde, “bunları bilmenin artık bize ne faydası olur, bunlar bu vakitten sonra müminler arasına nifak sokmazmı” demeyin Mezheplerini din yerine koyanların kulağına küpe olsun diye yazıyorum. Bu zevatları bize hep Hazret diye tanıttılar böyle bilmeye devam mı edelim? hayatımızın en değerlisi islam hakkı için bilmek gerekmezmi? bizler ve bizden sonra gelecek nesiller tedbir almasınlar diye bunları bize anlatmadılar dile düşürmediler.

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir