Kazları Bağırtmadan Tüy Yolma Sanatı

“Vergi alma sanatı; kazları bağırtmadan olabildiğince fazla tüy yolma sanatıdır.” Jean B. Colbert  16’cı yüzyılda vergi uygulamalarıyla halkın tepkisi çektikten sonra bu sözü söylemişti.

Vergi olmadan olmaz  devletlerin en temel gelir kaynağı topladıkları vergilerdir vergi ödemek her vatandaşın vazifesidir devletin baki kalabilmesi halkına hizmet edebilmesi ancak buna bağlıdır lakin vergi almanında bir usulü ve adaleti olmalıdır. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınması vergi sisteminin temel prensibi olmalıdırki adalet sağlanabilsin. Düşük gelirli vatandaşlar kazanca göre hesap edildiğinde zenginlerden daha fazla vergi ödüyor yani bu ülkenin vergi rekortmenleriyiz desek abes kaçmaz “olurmu hiç öyle şey” diyenler çıkabilir  devletin topladığı vergilerin %70’ini dolaylı vergiler oluşturur elinizdeki telefondan mutfaktaki buzdolabına kadar ekmeğinizden suya, altınızdaki dona kadar aldığınız tüm ürünler üzerinden ödediğiniz vergilere dolaylı vergiler denir işte ödenilen vergilerin %70’ini bunlar oluşturuyor. Dolaysız vergilerde ise kişiler yada kurumların elde ettikleri gelirler üzerinden devletin aldığı daha doğrusu tam olarak alamadığı vergiler oluyor mesela bir şirket ayda 1 milyon dolar kazanıyor devletin bunun vergisini alması lazım ama alamıyor peki nerden anlıyoruz alamadığını? Bu kadar çok kazanç sağlamalarına rağmen onlardan gelen dolaysız vergilerin sadece %30’luk bir dilimde kalmasından anlıyoruz. Bu da ne demek oluyor? Ne demek olacak! kayıt dışı bir kazanç elde ediliyor ve bu paralar birilerinin cebinde kalıyor.  Nerede bu memleketin zenginleri? İstatistiklere göre Türkiyede dolar milyoneri zenginlerin sayısı sürekli artıyormuş madem öyle nerde bu zenginlerden gelen vergiler?  Bazı insanların bilipte söylemekten çekindiği şey; devlet bu kayıt dışı ekonomiyi yakalayamadığı için faturayı vatandaşa kesiyor  işte bütün mesele bu. Türkiyede zengin kategorisine sokulmalarına rağmen kıçına don alacak parası olmadığı halde gırtlağına kadar borcu varken kredi kartlarıyla yaşayarak zengin hayatı yaşayan bir gün mutlaka gümleyecek insanlar da var ama  bizim işaret ettiğimiz zenginler parayı tuvalet kağıdı niyetine kullanabilecek düzeydeki zenginlerdir. hatta şöyle söyleyelim; vergiden düşmek için kendi adına hastane yaptırıp üzerinden maddi, manevi her türlü prim kasan zenginlerdir  “Bakın ne kadarda hayır sever bi iş adamı, bak ne güzel hastane yaptırmış” O yaptırmadıki kardeşim! O hastaneyi devlete ödemesi gereken vergiden düştü. daha fazla yatırım yapıyoruz adı altında bunlar; arsa kapatıp, para aklayıp, hayali ihracat yapıp, vergi kaçırarak paradan para kazanma  metodlarından bazıları.  Şimdi senin babadan tapulu bir evin, kıytırık bir araban, düzenli bi maaşın var diye fakirin yanında orta halli falan sayılıyorsun ya? yanılıyorsun sende fakirsin asıl vergiyi sen ödüyorsun çünkü yolunan kaz dedikleri tam olarak sensin. Evinden, arsandan, arabandan, donundan, aşından kdv ötv mtv binbir çeşit vergi ödüyorsun hatta vergininde vergisini ödüyoruz nasılmı? Şöyle; faturalarımızdan  kdv kesiliyor tamam eyvallahta; elektrik tüketim vergisi, enerji fonu bedeli, , TRT bedeli ve  kayıp kaçak bedeli için ayrıca %18 kdv  alınması nedir? ne demektir? Bu bedelleri vatandaştan tek tek kestin ama o da yetmedi üstüne birde o bedellerin kdvsini ekliyorsun! yani vergininde vergisini ödemiş oluyoruz. Zaruri ihtiyaçlarımız için özel tüketim vergisi hesaplanırken ülkemizdeki yatlardan, lüks teknelerden mücevherattan özel tüketim vergisi nasıl oluyorda kesilmiyor? bunların kdv’side şaka gibi %1 tutuluyor!  Bu arada bir depo akaryakıtın %60’ı vergidir. Otomobil fiyatlarının ülkemizde iki misli olması, ötv’si gümrük vergileri vs bu konuyu açtıkça içinde boğuluruz. bu kadar çok vergi alınıyor hemde adaletsiz alınıyor ama bu gelirin nerelere ayrıldığı, nerelerde kullanıldığı bilgisi verilmiyor bu konuda devletin şeffaf olması gerekir. vergi almakta rekortmen bir ülkenin devletininde zengin olması gerekir istihdamı arttıracak devlete ait kurumların işletmelerin sayısının sürekli artması gerekir  iç borç, dış borç gibi şeylerden hiç bahsetmememiz gerekir, zam üstüne zam yapılmaması gerekir vergi almak için bahane yeni kalemler türetilmemesi gerekir, halkın hizmetine sunulmuş yol köprü gibi hizmetler için vatandaştan para alınmaması gerekir. Zaten onları yaptıran bizler değilmiyiz değilsek bizim vergilerimiz ne oluyor? Bu hizmetlerin özel fonlara satılıp işletilmeside ne demektir?

Devlet kademesinde; devlet için halk değil, halk için devlet anlayışı benimsendiğinde bu sıkıntıların hiç biri kalmayacaktır emin olabilirsiniz.

No Images.
Please upload images in images manager section. Click on Manage Images button on the right side of the gallery settings.
Please make sure that you didn't enabled option: Images of the Current Gallery. Option should have Show value to show images.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir