Hz. Muhammed’e pedofili iftirası ve Zeyd’in eşini kendine alması

  1. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) vefatından 200 yıl sonra bu yalanı ortaya atanlar kendi sübyancılıklarına dini zemin hazırlamak için bu iftirayı atmışlardır Küçük kızlarla evlenip “bunu bize İslam emretti, bakın Muhammed peygamber de aynısını yaptı “ demekten başka gayeleri yoktu. Nedense müslümanlar peygamberimizden 200 yıl sonra yaşamış ve onu hiç görmemiş kimselere inanıp yazdıkları kitapları da referans alıyorlar! dünya müslümanları altından kalkamayacakları çok büyük bir hataya hatta vebale imza attılar Kur’anın dininden ziyade rivayet kültürünün peşine takılıp o rivayetleri din olarak kabul ettiler böylece ateistlerinde maskarası oldular gelelim şu sübyancılık iftirasına;

Hicretin 73. yılında 100 yaşında vefat etmiş olan Hz.Aişenin ablası Esma hicret sırasında yaklaşık 27-28 yaşlarında idi. Esma, Aişe validemizden 10 yaş büyük olduğuna göre, hicret sırasında Hz. Aişenin 18 yaşında olduğu ortaya çıkar Hicretten 1 yıl sonra evlendiklerine göre Hz Muhammedle evlendiklerinde 19 yaşlarındaydı.

Eğer Hz Muhammed pedofil olsaydı niçin 25 yaşında şehvet arzusunun en sağlam olduğu yıllarda kalkıp üç çocuğu olan 40 yaşındaki bir dul kadınla evlendi? gidip 6 yaşında bir kız neden almadı? Çünkü O hiçbir zaman bir pedofil olmadı. Ayrıca şehvet düşkünü olsa kendi dönemindeki erkeklerin yaptığını yapıp 5,7,9,11,13 hatta 15 kadınla evlenebilirdi hatta yanında bir çok cariyede alabilirdi. sonuçta bunlar o bölgenin normal görülen bir kültürüydü üstelik henüz peygamber de değildi!. Lakin O gençliğinin en şehvetli olduğu döneminde kendisinden 15 yaş büyük, 3 çocuklu bir kadına 25 yıl sadık kalmayı tercih etti?*

Peki sübyancılık ateisler için sorunmudur?  hayır. Çünkü Ensest ilişkinin, sübyancılığın ahlaken yanlış olduğu bilgisini bize sadece din verir. ünlü ateist felsefeci Bertrand Russell’ında dediği gibi “Ateist biri ahlak kurallarını da reddetmiş olmalıdır çünkü ahlak kurallarını ortaya atan dinin kendisidir.”

Birde Bertrand Russell’ın şu söylemlerine bakalım;

  1. Birşeyin iyi veya kötü olduğunu delillendiremeyiz.
  2. Diktatörlerin yaptığı katliamlarına net olarak yanlış diyemeyiz kanıtımız yok
  3. Evlilikte sadakat çağdışı ve yanlıştır.
  4. Geleneksel ahlakın tüm sınırlamaları anlamsızdır.
  5. Eşlerin birbirini aldatması boşanma sebebi değildir bu çok normaldir.

Gelelim diğer konuya. Meşhur hadis ve tefsir kitaplarında Hz. Peygamber’in Zeyneb’le evlenmesi konusunda birçok akla hayale gelmez rivayetler nakledilmiştir. Bunlara göre güya Peygamber aleyhisselâm bir gün, açık kapıdan Zeyneb’i görmüş, onun güzelliğine vurulmuş ve “Ey gönülleri evirip çeviren rabbim! Sen her noksandan uzaksın!” demiş, Zeyneb bu sözü duyup kocasına haber vermiş, kocası Zeyd bu sözden, onun Zeyneb’i beğendiği ve kendisiyle evlenmek istediği imâsını çıkarmış, Zeyd peygamberimize Zeynebten boşanmak istediğini söylemiş, Hz. Peygamber bunu kabul etmemiş, bunun üzerine Ahzap suresinin o ilgili ayeti gelmişte peygamberimiz o zaman kabul etmiş!  Zeyd’te karısını boşadıktan sonra peygamberimiz Zeyneple evlenmiş…  Bunların hepsi rivayet kültürünün dedikodulardan harmanladığı yalan ve iftiralardır. ve malesef ne acıdırki kur’an yerine yanlış kaynaklardan beslenen müslümanlarda bunlara inanıyor böylece her fırsatı değerlendiren islam düşmanlarının, ateistlerin eline koz verilmiş oluyor mesela her zaman söyledikleri şey; “peygamberiniz evlatlığının karısına göz koymuş hemen bi ayet yazıp kendine almış” ii

Öncelikle belirteyim Zeynep Hz Muhammedin hala kızıdır onu ilk defa görmüyor ona aşık olsa zeynebin ilk tekifini red etmez kabul eder evlenirdi zaten. Zeydle evlenmesinede kendisi vesile olmuş ve onaylamıştır. zeydle zeynebin evliliği iyi gitmiyor olacakki Zeyd Hz Muhammede birkaç defa farklı zamanlarda Zeynepten boşanmak istediğini söylüyor ama Hz Muhammed sabretmesini telkin edip geri çeviyor belliki bir sıkıntı var anlaşamıyorlar çünkü o ilgili ayetin ilk kısmında peygambere bu durum da hatırlatılıyor; “Bir zaman, Allah’ın kendisine lutufta bulunduğu, senin de lutufkâr davrandığın kişiye, Eşinle evlilik bağını koru, Allah’tan kork demiştin “(Ahzap 37) Bir yıldan biraz fazla bir zamandan sonra boşanıyorlar muhtemelen zeydin kölelikten gelmiş olması aralarında bir kültür çatışmasına sebep olmuş olabilir  sonuçta sosyal değerler, örfe dayalı duygular kısa zamanda değişmeyebilir bu da bir ihtimaldir sonuçta her evlilikte olabilecek sebeplerden birinden anlaşamayıp boşanıyorlar. Zeyneple Zeyd boşandıktan aylar sonra Hz. Muhammed dul kalan Zeyneple evlenmeyi düşünüyordu çünkü zeynep zeydle evlenmeden önce Hz peyagambere evlenme tekfinde bulunmuştu lakin Hz Peygamber belkide Zeyd’e düşündüğünden o zaman için kabul etmemişti ancak şimdide evlatlığının eski eşi olmasından dolayı toplumun tepkisinden çekindiği için onunla evlenme isteğini dile getiremiyor uzun süre tereddüt yaşıyor ama sonunda evlenemeye karar veriyor. Ve daha sonra bu ayet geliyor “Bir zaman, Allah’ın kendisine lutufta bulunduğu, senin de lutufkâr davrandığın kişiye, Eşinle evlilik bağını koru, Allah’tan kork demiştin. Allah’ın ileride açıklayacağı bir şeyi içinde saklıyordun, kendisinden çekinme hususunda Allah’ın önceliği bulunduğu halde sen halktan çekiniyordun. Zeyd onunla beraber olduktan sonra müminlere; evlâtlıklarının eşleriyle evlenmeleri hususunda bir sıkıntı gelmesin diye seni o kadınla evlendirdik. Allah’ın emri elbet yerine getirilecektir” (Ahzap 37) bu ayet evlilikten sonra geliyor bunu ayetin geçmiş zaman kipinde olmasından anlıyoruz ama bütün bunları görmezden gelip Turan Dursun gibi anlamını saptıranlar sanki bu ayeti Allaha kendi isteği için önceden sipariş etmiş anlamını çıkartıyorlar bu ne rezilliktir. Baştada dediğim gibi bu rivayet kültürü Allah ve Resulune iftira atmakla kalmıyor bu mevzuları ateistlerinde maskarası haline getiriyor.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir